27 Temmuz 2009 Pazartesi

İsim benzerliği, suçsuz vatandaşı hapse attırdı


İstanbul'da yaşayan İsmail Çelik, İzmir'deki banka dolandırıcılığı davasının sanığı ile ismi karışınca başına gelmedik kalmadı. İsim benzerliğini mahkemeye anlattığı halde düzeltemeyen Çelik, 3 yıl hapis, 112 bin lira da para cezasına çarptırılarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. Esas dolandırıcı İsmail Çelik ise elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşıyor.


İstanbul Yenibosna'da bayan kuaförlüğü yapan İsmail Çelik (55), 1998 yılında Azerbaycan'a gitti. Burada 2004 yılına kadar mesleğini devam ettirdi. Ancak ülkesine döndüğünde onu kötü bir sürpriz bekliyordu. Ardahan'dan yurda girerken arandığı gerekçesi ile sınırda polis tarafından ifadesi alındı. İsim karışıklığını fark eden Çelik, "Aradığınız kişi ben değilim." dedi. Ama İzmir'deki bir dolandırıcılık davasını yürüten savcı, dosyaya sınırda kayıtlara giren İsmail Çelik'i de dahil etti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2 Haziran 2004 tarihinde talimatla ifadesini alıp İzmir'deki mahkemeye gönderdi. Çelik buradaki ifadesinde de isim benzerliğini tekrar etti. "Nasıl olsa ilgim yok" diye davayı önemsemeyen kuaför, 2007 Mayıs'ında İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada mahkûm olunca işi ciddiye alıp avukat Yaşar Özer'e vekalet verdi. Ancak kaçınılmaz son, onu Metris Cezaevi'ne taşıdı. Kredi kartı dolandırıcılığı suçlamasıyla yargılandığı davada 3 yıl hapse mahkûm edilip 7 Temmuz 2009'da hapse gönderildi. Ayrıca 112 bin lira da idari para cezasına çarptırıldı. Ailesi, cezaevine yatırıldığını 14 Temmuz'da çağrıldığı karakoldan gelen telefonla öğrendi ve şoka girdi.

Emine Çelik, isim benzerliğinden dolayı yanlışlıkla yargılandığı davada kocasının beraat etmesini beklerken haksız yere hapse atıldığını söylüyor. Gerçek suçlu İsmail Çelik'le eşinin baba adları ve doğdukları şehirlerin farklı olduğuna dikkat çekerek, "Hatta evrakların bazı yerlerinde suçlunun soyadı 'Çevik' diye geçiyor." diyor. Ziyaretinde eşinin kalbinin sıkıştığını anlattığını ifade eden Çelik, "Hiç ilgimiz olmayan bir suça bulaştırıp kocamı hapse attılar, para cezası kesmişler. Böyle adalet mi olur? İki çocuğum okuyor, para bekliyor. Kocam hapiste ölürse onu kim geri getirecek?" sözleriyle yetkililerden yardım istiyor.

Avukat Yaşar Özer, yanlışlığın düzeltilmesi için İzmir'de 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına karşı yeni bir dava açmak gerektiğini kaydediyor. Emine Çelik ise dava açmak için avukatların ücret istediklerini, ancak kendisinin buna imkan bulamadığını dile getiriyor.


ZAMAN

İBRAHİM BALTA İSTANBUL
27 Temmuz 2009, Pazartesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder